birahane

n. pub, beerhouse, public house, alehouse, brasserie, porter house; public
* * *
1. alehouse 2. brasserie

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • birahane — is., İt. birra + Far. ḫāne Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer Dün akşam Reha Bey bana oturduğumuz birahanede muharrir Ahmet Rasim beyi de tanıttı. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bira — is., İt. birra Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılan bir içki, arpa suyu Onu iki bardak bira içmeye razı etmişti. R. N. Güntekin Birleşik Sözler bira bardağı birahane bira mayası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birahaneci — is. Birahane işleten kimse Parayı birahaneci, meyhaneci gibi adamlara verirsek günah değil. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gazino — is., İt. casino 1) Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri Gazinonun önündeki büyük tenha yoldan hiçbir ses gelmiyor. P. Safa 2) Büyük kahvehane ve birahane Birleşik Sözler aile gazinosu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hane — is., Far. ḫāne 1) Ev, konut 2) Ev halkı Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı. N. Cumalı 3) Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz Dama tahtasında altmış dört hane vardır. 4) mat. Basamak 5) müz. Klasik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.